En son araştırmalar bu kayalıkların Ediacara direy-biteyinden çok daha eski olduklarını, büyük bir olasılıkla 500-600
milyon yıl öncesine uzandıklarını ortaya koyuyor. Bu da barındırdıkları mikrofosillerin Kambriyen dönemden 40-55
milyon yıl önce yaşadıkları anlamına geliyor.
Çin'e yolculuk
Hayvanların kökenleriyle ilgilenen araştırmacılar Doushantuo Oluşumu'nun bilaterian yaşamının ilk evrelerine ışık
tutabileceğini kavramakta hiç gecikmediler.
Böylece, 1999 yılının güzünde Eric Davidson önderliğindeki bir grup araştırmacı mikrofosilleri incelemek üzere
biraraya geldiler. Araştırmacılar arasında Doushantuo'daki yumurta ve embriyonlar konusunda ilk kez bilgi veren Chen
ve Chia-Wei Li de vardı.
İlk incelemeler siyah renkteki oldukça ince tortu katmanının mikrofosiller açısından en zengin kaynak olduğunu ortaya
koydu. Bölgedeki başka araştırmacılar kayayı asitle çözerek fosfatlaşmış minik fosilleri ortaya çıkarmışlardı.
Ne var ki, asitle çözme yöntemi hedeflenen siyah kayada işe yaramadı. Bu yüzden araştırmacılar farklı bir yöntem
uygulamak zorunda kaldılar. Siyah kayadan büyük yığınlar toplayıp bunları Chen'in Nanjing Yerbilim ve Taşılbilim
Enstitüsü'ndeki laboratuvarına götürdüler.
Laboratuvarda örnekler binlerce parçaya bölündü. Bu parçalar yarı saydam denilebilecek incelikteydiler ve cam
saydamların üzerine yerleştirildiklerinde mikroskopla incelenebiliyorlardı.
Aranan bulunuyor
Bu binlerce saydamın incelenmesi yıllar aldı ve sonuçta bir yığın yumurtayla embriyon ortaya çıktı. Elde edilen
bulgular daha önce bildirilen minik erişkin süngerlerle cnidarian'ların varlığını kanıtlamış oldu.
Gelgelelim, araştırmacıların gerçek hedefi bilaterianlardı. 2003 yazında tüm dikkatler karmaşık morfolojik nitelikleriyle
özellikle kafa karıştıran bir mikrofosil türüne odaklandı. 10,000 örnek içinde bu türün topu topu 10 örneği bulunabildi.
Aylarca süren incelemeler sonunda, 2004'ün başlarında bu minik organizmanın bir bilaterianın temel özelliklerini
taşıdığı sonucuna varıldı. Aranan bulunmuştu!
Minik pınar hayvanı
Eni 100 ile 200 mikron arasında değişen bu mikroskobik fosiller olağanüstü karmaşık bir yapıya sahipti ve içinde üç
ana doku katmanı (iç deri, orta deri ve dış deri) ile ağız, bağırsak, makat ve çifte beden oyukları barındırmaktaydı.
Oval biçiminde, minik bir şekerlemeyi andıran bu yaratık bir olasılıkla deniz dibini tarayarak beslenmekteydi. Oval
bedeninin bir ucundaki ağız mikropları tıpkı bir elektrikli süpürge gibi emmekteydi. Ağzın her iki yanındaki çukurlar
muhtemelen duyu organlarıydı.
Bulunan bu yaratığa "minik pınar hayvanı" anlamına gelen Vernanimalcula adı verildi. Bu adla gezegenimizin
buzullarla kaplı olduğu döneme bir gönderme yapılmaktaydı. Bu canlıları barındıran kayalar son buzul çağını
simgeleyen kayaların az üstündeydi.
Minik bir pınarın kalıtı
Vernanimalcula'da görülen türdeki dirimsel karmaşıklık bu minik canlının yaşadığı 580-600 milyon yıllık dünyamızdan
çok daha önceki bir evrim dönemine işaret ediyor.
Çünkü, onun böylesine bakışımlı ve karmaşık bir yapıya bir anda kavuşmuş olması düşünülemez. Bu yüzden onun
atalarıyla ilgili daha ayrıntılı ipuçlarının elde edilmesi için daha eski ana damarların bulunması gerekiyor.