Akçasu soyadını bugün bilimle uğraşan bir ailenin birçok ferdi taşıyor. Farmakoloji alanında yaptığı çalışmalarla adını tıp tarihine yazdıran Alaeddin Akçasu Türkiye'nin yetiştirdiği önde gelen bilim adamlarından biri. Prof. Dr. Akçasu'nun yurtiçinde ve yurtdışında yaptığı çalışmalar, Türkiye'nin adını bilim dünyasında en iyi şekilde temsil etmektedir.
I'roi' l)r. Maeddin Akçasu 1921 yı-hnda Kuşadası'nda doğar. Kücük yaşlar-dan beri abbt duyduğu ügj, ılcridc l'ar-makoloji dalında diinya capında bir bı-lim adamı olmasma yol açacakar. Ilk vc ortaokulu bitirdikten soara l/.mir Krkek Lisesi'ne, sonradan da \tatlirk Liscsi'ne devam eder. Orada 5 sene gcccli oku-duktan sonra olgunluk ve biıirmc imti-hanlanm vererek mezun olur. Me/un oldııkıan soııra Israrıbul I'ıp Fakiiltesi-nc gtrer.
"Ailemde benden başka doktot yok-tıır. Ben küçOkten bcn Aydın'da hekim-lcrin iıısaıılara \apıııış olduğu lıi/-ıııcii çok yakından i/lcdijjim ıcin ^k bıı mesleği seçtim. Kiiciikken bırkat, kcrc /anirrec ulmuştıını. Belki bııııcl.ın dolayı ilknkuldan bcri kcııdiıni hekim olmak ii/cre yetijtirdim, Bcnim aklımda ne mllhendis. ne de hukukçu olmak yoktU. B.ışka np f.ıkültclerı de bihnenı. Ilgilenmediğim ıcin 0R-lan diişiiıımcdim bilc. Onun icin hicbir tereddût göstermeden ls-tanbul l rıbcrsircsı 'l'ıp Fakillte- ^B
si'ne girdim ki 0 /anıaıılar bcııiııı notla-rım müheııdis fakültesi icin baydi haydi \eterliydi. Avrupa'ya gidebilirdim, Avm-pa ımtihamna girdigimdc \asırn küeük diye göndcrmediler. Ama ben Inınlar içindc tıbbı tercilı cttıııı. Tercilı ettiın de demeyeyını. tıptaıı b.ışka bır şc\ düşıııı-ıııcdim. Liseden sonra Tlp Faküitesi'ne başl.nlıııı. Bcııden iki \a> küciik kardc-şim hııkıık me/.ıınııdıır. Ondan iki \.ıs kiiçiik kardesim Zi\a Akçasu da miihen-dîs ıncktebınden ıne/uııdur. Isıanbrıl Teknik Üniversitcsi'nde zayıfakım da-lında doçenı olduktan sonra Vmerika'ya
gitti; Ann Arbor Mich Üniversitesi, N'iik-
lcer l'-izik I lcparrıu.ım'nda prol'csör ohlıı. Bir dc Siinıcr adında bir kardesim daha var. Siııııcr şu anda \lilli l'mdiiktivite Merkezi'nde çalışmalarını sürdürüyor.
Ben tıp fakiiliesindevken bir özelli-
gim vardı: b sene up tahsilimde dcrsleri
birtek saat ekmedim. hastalannıadmı vc
dcrsc gelraemezük yapmadım, O zaman
Mnuın hocalar vardı. Sealit/er isnıinde
radyodiagnostik hocamı/ vardı, Bir giin
bir akrabaının saaı « eivamıda olaıı ame-
liyatı \aıdı. Biraz uzadı, ben saat '»'daki
derse geç geldim. Scalitzeı hocamız beni
görmcyince, hcrhalde ıaıil, ders
^k yok demiş, nnıın icirı de ders yap-
mamış yıkmış. BİZ karşılaştık.
"Aaa!" dedi "Ders var mı?" "A'ar"
dcdim. "Si/ gelmedi, ben ders
\ok dcdiııı" dcdi. Ben o kadar
devamlı bir însandım. Ttp fakiil-
lesiııi b senede, lıepsi tam ııoi ol-
mak ii/ere birineilikle bitirdim.
Aydm'da askeılik /aınanıma ka-
daı. arkad.ışlarımın ricası ii/crine
Kocarh'da muayenchanc hekün-
V liüj vaptım. _' a\ ,i av kadar siirdıı
72
llılııı. ,. IVkııH.
bıı.Omın sebcbi juydu: (> zamanlat sıt-ma salgını vardı. Bana dedilet kı "Yahu sen hem doktorsun hem de boş otura-yorsun. Vatandaşlar basta, bakanı yok. Gcrmencik'te oturacağına Koçarh'ya
Gtttirn Koc/arlı ya. Orada başıma çok cnıercsan bir $ey gcldt. Ben, o za-manlar okuldan yeni mezun olmuş, ut'ak tefck, zayıf biriydim. Bır hanım doktora muayene olmaya geliyor. Ben de Z. kat-taydmı. (,,'ıktı merdivenin başına geldi. Bana, 'Baban nerede?' dedi, Ben de 'Ne yapacaksın babamı' dcdinı. 'Mtıayene olacağım.' dcdi, 'Doktor benim.' dedim. Bcn böyle dcyince kadm oranın tabiriyle 'Seniri' dcdi 'het yakan doktor olsa nc olacak?' ve öylecc bıraktı gitti. Ondan sonta askcre ğittim. l'M-i kasım ayında, askcrc, Ankara Gülhanc'yc geldim, Göl-hane'de o zaman 5 aj kadat kaldık. son-ra kıraya »itıik. Ben Gfllhane'de de sınt-iın IİİİİİHisiydint () /.ııiKin başbakarj Şııktiı Saraçoğluydtı. Birıncı oldııgıım için mükafat olarak onun elinden biı sa-•ı'. kazandım. Hatta o kadar ki, ben bı-rıncı olduğum için bana okul komutanı 'Nercsini istiyorsun?' demişri. Bcn de 'Hiçbü arkadaştan ı'arklı olmak istse-mcm' dcdim. 'Ben de kıır.ı\.ı dahilim, arkadaşiurıından l'arklı bir ınııaınclc gör-mck istcmcm.' '!•" peki,' licdi 'bir isccdt-
yokmu?' 'Btılunduğum yerden, uzaktan yakından su görünsun yctcr.' diyc kanjdık vcrdim, Kutayı çekcim, (,.a-nakkale müstahkem mevkii çtktı; AIçı-tepe'ye Canakkale muharebelerinin ol-dtlgu ycrc gittiın. < »r.Rİ.ı ( anakkalc mu-harebelcrini yeniden yaşamtş gibi oi-dunı. Ilâlû bugün, scncde bit kcrc oraya gidcrim ve arkadaşlarıma bu savaşlao anlanrım. Bana ı sene Çanakkalc müs-
talıkeın ınevkıı 5, şıılıc miidiir irckilliği yaptırdılar. Vskcrdeyken kaldığtm odada soba yanmıyordu. Revirde hastalar içio MİIİ.İ yanardı, Bcn odama döndüğüm za-
man bir top nıcrmisi kovanını birkaç ke/
# s
Alaeddin Akçasu, annesi. babası ve kardeşleriyle birlikte Aydın'da. Akçasu, 2 Şubal 1939'da çekilen fotoğrafın arkasına şöyle bir not düşmüş: "Üniversite hayatımın birinci sömestrınde. Aydın'da geçirdiğim mes'ut günlerin en son nişanesı... Maziden yegane sakladığımız şeyler hatıralar ve bu kıymetlı hatıraları tespit eden fotoğraflardır."
kaldırır iııdırırdim VC ısındıkı.ııı SOnrs yatağa girerdim; sabah kalkuğımda aynı şeyi ıckrarl.ırdmı. Böylece kışı sobam "I-nı.ıdan geçirdim."
ikçasu, askcrliğini bitirdikten sonra Istanbul'a gela ve redavi Kliniği'odc aststan olur. Akil Muhtat Ozdcn aracılı-gıyla, farmakoloji ve tedavi klîniğindc 1947 ytlı Eylül ayında asistanlıga başlar.
"Ilıııs.ısmn 1950 MIİİHI.İ lnıııdıııı. 1951-52 yıllarında Iskoçya'da bulunan Dundee'yc gittim. Bizde doçenı olan Suphi \rinnkal \aıdı. Tedavi klinıûı VC farmaknlnji 0 dönemlcrdc diinvanın ba-/ı ycrlcrindc bulunuyordu Dıındcc'dc de Pharmacolog\ and Thcrapcutic Cli-İİHS diye inı yct vardt; oraya gitroişti. Orada bendcn bahsetraiş. Hatta o za-manluı benim birkaç neşriyatım vardı. I > neşriv.nııiHİan dolayı tla tanınıyordum. vkçasu kristalleri adı verilen yeni biı kristali Anadolu afyonlannda gösterdim,
Makalelerimdc bunlatdan sdz ediyor-
dııııı. I ulti'iı atlında. u /.amanlai Bııleş-mış \lillctlcr Afyon Kontrol Komisyo-nu'nda liye olan bir araşttrraacı biı nıc-tod gelijtrrmişti. Şöyle diyordu: 'Yakala-n.ııı afyonu lm prosedOrdcn geçitdikten sonıa, mikraskopıa kristallerinc baktığı-mı/ /aıııaıı.u .livonım nıeıışeıııı aııla\.ı lnlın/.' Bütün afyon cinslerini sıntflan-ılırmış, Kore afyonn, Vfganistan afyonu, liirk afyonu, Yugoslav afyonu, Buigaı afyonu VS Initiin ıliinvadaki al'vnıı nıı-munelcrinin fotogıaflarııu almiş. Beıı kcnıli kcndime jöyle düşündOm: Biı Imkı. si\asi sınırlarla kristal yapısını de-giştirmez. öyleysc ben bunun doğru nlııp olmadığtnın tahkikini yapmalıyım. Bn amaçla Toprak Mahsülleri Ofısi'nC
başvurdıım. (> /anıanlar Türkiye'de H> ilde afyon ekiminc mösaade vardı. Bu ıın altı vilayetin numunclcrini Estedim
ve 16 ilin numıınelcrinin kristalografisi
Alaeddin Akçasu. kardeşleriyle birlikte 1937yılında Aydın'da.
Alaeddin Akçasu. Iısedeyken gittiğı asken kampta. 1938.
KJ.İİİ, I',,,İ»
73
Akçasu, 1960 yıltnda lllinois Üniversitesi Farmakoloji Bölümü'nde profesör olarak çalışırken. Resimde doktora dıploma törenine katılırken görülüyor.
ni yaptım. Gördüm ki Kore afyonuyla ayrıı kristalleri verenleı \jr. Yugoslavaf-yonuyla aynı kristallcri vercnler var hac-ta içlerinde dünyanın hiçbîf yerinde rastlanmayan kristalleti verenlec de var. Bu sınrflandırmayı Fulton yapmıştı.ama benim bulduklanm onun sınıflandırma-sında yer almayan, Turktye'nin muay-yen yerlerinde bulunan fatklı cins kris-tallere sahjp bir afyon çeşidiydi. Sedaı Tavat i) zaıııanlar Afyon konırol Komis-yonun'daydı. Bana 'Alaoddin' dedi \ı yon Kııinrol Komisyonu'na gidiyoruz.
Ilcıkcs bırşcvlcı \:ıpıyoı. bı/.ım hıışcv
yapcıgımız yok; senin çatışmam bastınp
komİsyona götüreyîm, Fulton Ü< i r s ü rJ . *"
Sedat Tavat Alaeddin Akçasu'nun
bulgularmı Fulton'a ilettikren bir siirc sonra Akçasu'dan kristal ürncklcrini is-ıcr: "Scdat Favaı yazdıklarımı Fulton' a verince u bunu çok ilgjnç bulmaş; bana mekıııp ya/.dı. \ıımııneleri gbrmek isti-yordıı. Benim yaptığıma inanmadığı ıcın kendisi bakmak isıemişti. Biı senc uğ-rajölar. Hîr sene uğraştıktan sonra kris-talleıi gördülcr, () zaman Fulton bunlara
Akçasu kristalleri adıııı verdi. Ben bu kristallerle ilgili yazımı yazdıfctan sonra bu \:ı/ı tngilizce, Vlmanca ve Fratısiz-ca'ya çevrildi; aynca Bulletin ol' \arco-tics'de dc yayımlandı."
Akyasu. Dundee'ye gittikten sonra "Trakea" adalclcri ii/crindc çalismaya başlaı. Bıı adale üzcrirıde ilk calışan ki-şinin geliştirdiği metodu değiştiren Ak-casu, çok daha hassas bir Trakea modc* li yapar. Bu mctod dünyada Akçasu mc-todu diye ıı/ıın sflre rcl'crc edilmiştir. Bugfln klasıklcşcn \c liıcraıiirdc Trake.ı Preparaa diye geçen bu pceparat, Alaed-din Akçasu'ya aittir.
"Bcn 1:953 scncsindc ducenrlik imti-hanına girdim. Doçcnılik iınııhaııında bir sel'erdc başarılı oldıım ve doçent ola-rak tedavi kliniğindc, üzclliklc dc l'arma-kolojide çahşmak ü/crc dets vermeye ve araştırma yapmaya dcvam cttim, 1958 senesmde Vmerika'ya gittim, Ben Ingil-tcre'deykerı Dr. VV'est diyc bit l'arnıako-log vardı. Onunla yakın dost olııp birlik-tc calışmalaı yaptık. O da Aıncrika 'ya daveı edilmisti. Illinois Univcrsitesi'nde
konferans verirkcn, oraııın dırektörü olan Klaus Robert Unna, bcnmı labora-tuvarımda calışaeakherhangibirini tavsi-\c eder mısinı/ dıyc rıc.ı edişnr. |)ı, VVcst de Istanbııl'da bir arkadastm var çok iyidiı onu tavsiye ederim diyor, Ora-dan mektup alınca Chicago'ya gitrım. Chiçago'da önce "Visitihg Scienrist" ola-rak çalışnm, sonta "Yisiting Profesor" ol-duın ve ben orada 4 sene süreyle özellik-lc vcratmm alkaloıdlerinin perifer sinir-lerine etki tarzını araştıran bir konu ii/.c-rındc calışmalarıma başladım. Orada ge-ııiş lnr mtılıitim oldu. Amerikan farma-kologlannın hepsini tanınuı fırsarı bul-dıım. Zaten ben Ingiltcrc'dcyken. far-mokolog adedi fazla değildi, lSÛ'yj geç-me/.di. 0 tarihlcrdc \obcl Odiilîi almıs bilim adamlanyla yakın dostluk kurdum, Siı Ilcıuy Dail de bıınlardan biridir. Gaddum gibi, Feldberg. Burn, Schild, Pattorn gibi çok meshur farmakologlar da \aıdı bıırada. Hatta John VVayue de lakcör olan degil) oradaydı. 1967 yilında ben Türkiye'yc döndüm, 1962 yılında Vlillı Savunma Bakanlığı llmi Isrişare
Saygıdeğer Hocamız Prof.Dr. Alaeddin Akçasu
M. All Körpınar
Doç.Or.. Cetrafıpuse Ttp Fekuliesı ayofiz*Anauhn Da*
Ayclm'da, aydın bir ailenın 5 çocugundan bın olarak 1921 de dünyaya gelmiş. lücn eği-timinde hep birinci olmuş ve Tıp Fakülle-si'nden de bırincilikle mezun oimuştur. Uz-manlığım iç.ljaslalıklannda yapmasına rag-men dışanoa Ooktorluk yapmayıp, ömrünün tümünii tarmakolojide araştırma, egitim ve öğretıme ayırması hayranlık duyuiacak bir özelliğidir.
Farmakolojide dünyanm meşhur bllim adamları ile tanışmış ve blrlikte birçok araş-tırma yapmış olması ve anslkiopedilere kendl soyadı ıle anılan morfin kristali ıle geçmiş ol-ması, Fc/acıbaşı ve Tübıtak Billm ödüllerini alması ve Türkiye Bilimler Akademisi'ne se-çllmesı onun bilimsel yanının ne kadar güçlu oldugunu ortaya koymaktadır.
Hafızasmın çok güçlü olması nedenı ıle canlı bır tarıh kıtatıı gibl olaylan, isimleri en ufak ayrıntılanna kadar anımsamaktadır, Ho-camızın yaşam öykusünü hazırladığım için kendisinden ülkemizin, ünıversitelerln ve tıp topluiugunun birçok llgi çekici olaylarını öğ-renme olanağı elde etmiş bulunuyorum.
Hocamızda bulunan liderllk özelllğl nede-nıyle. hayatının birçok kesiminde çalışma ar-kadaşiarına ve ögrencılerine öndertik etmiş-I" Gerek Cerrahpaşa Tıp Fakultesı. gerekse Eczacılık Fakultesı nin ve hatta Hacettepe Tıp Faküllesı nin kurulmasında da pratlk ve yara-lıcı zekasının etkısinı görmek mümkündür.
Atatürkçü ve laik kişiligı ile ünlversite ög-retım üyelerının ve herkesin ömek alması ge-reken saygıdeğer fıocamızın. bllgı ve dene-yımlennden daha çok yararlanabilmemiz Için kendisinin sağlıklı ve uzun ömürlü olmasını diienm.
74
ll.hr,, ., IVkı.ık
7962, Eczacılık Fakültesi'nde ilk Profesörier kurulu.
Izmir Erkek Lisesi mezunlarmm geleneksel toplantılarından bır görünüm.
Kurııhı kııruldıi- Bcn llıııi Isıijare Kuru-luna secildım. Uyeliğim 1974 yılına ka-dar devam ermiştir. Bcn lstanbul'day-ken Histamm ii/crinc çalısan Avrııpalı ve Amerikalı aıastırmacılar llistaıııııı Klühü'nü kurdular. Bcn o kliihiiıı ilk iiyclcrindcııim, Çünkii Ingiltere'dc ki calışmalârtm da Mistamin ü/.crineydi.
1%2 scncsiıulc Amerika'ya davei edıldim. 1%8 senesinden itiharen Inter-natıımal Braın Research Organisation ta-ratindan Ortadoğu da semincılcr yap-mak ü/.crc görevlcndirilrrüştim. Bir kc-rc Talıran'da hir kerc Türkiyc'dc. hir kerc dc Şira/da olmak ü/.erc Üç tane sc-miner tertip cttim. O tarihlerdc bıı se-mincrler gayet başarılı oldu. ll)72 yılin-da Amerika Birleşik Devlctleri'nden hc-nı Amerıka'daki uyuşttıruciı maddclcrlc miicadcle sıstemlerinin hir cnvantcrini yapmak ve hıınıın haşarılı OİUB olmadı-gmı anlayahilmek için cağırdılar. Bu ış için henimlc hirliktc diinyanın 21 iilkc-sinden dc hilim adamları cağrılmıstı. Bunların içerisinde Ingiltcre. Fransa, llollaıula, Beleika, Tiirkivc, Mısır.
Hong-Kong, Filipin. Kolomlma gibi iii-kclcrdcn dc iiyclcr vardı. Biz Ameri-ka'nın hürün uyuşturucu maddelerlc mücadclc sistemlerini gözdcn geçirdik, Gercken raporg l°74'ıc verdik. 0 carih-te Tt'BlTAK Biliın Ödülünc dclayık göriildiim. Bana habeı verdiler. Ameri-ka'da dalıa 1 hal'ta kalmam gerekirken, hiliın ödüliinü şahscn almak gerektigi için Tiirkiyc'yc döndüın. \mcrika BİF-lesjk Devledcri'ndc "Thc Salk Instirute l'or Biological Uesearch" adında hiı araş-tırma mcrkc/.i kurııldıı. Bıı enstitü nc üzcrinc calışmalıdır divc kontısmak icin
20 kişiyi davet ctrilcr Amcrika'da Bos-ton'dıı I.oria adlı kişi. hcnim İsmİmi Salk'a hıldirıvor. "Muılaka l)r. \kca-sıı vıı da cağırın. Si/.in icııı cok ka/anylı 'ilur.'Onlarda hu uluslararası bir toplan-tı degil diye reddctmişlct. 0 /.aınan Lo-ria. 'Onu istisnai olarak davet cdin. Çok entercsan görüsleri vardir' di\c ısrar et-miî. Beni cagırdılar. gittim. Aşağı ytıkarı
21 gün kaldım. döndüm. Vıırda dondiik-ıcıı soıua calısmalarına dcvam cıtim vc 1988 yilında yas haddindcn cmcklı ol-
dtım. Son zamanlarda muhtelii' kımular Uzcrinde çalışıyorum. Veratrunı alkolo-idlcri, Mast hücreleri bunlar arasında.
Veratrıım alkoloidlcrinin k.ılp siııirleri ü/crine olan ctkileri hugiine değin incc-lenmiş ama perifer sinirler üzcrindckı ctkilcri bilinmiyoı. pck araşıırılmamı$tır eiinkü. Bcn hıınları araştırmaya Amcri-ka'da basjadım. Bıı calışmamııı tchliğle-rinı dc yine Amerika'da gercekleştirdim. Biı başka çalışmamda da ısirgafl otımda kamn pıhulaşmasmı engelleycn aktil'bir maddcniıı mcuııdivetini gösterdim."
Ptof Dr. Akçasu. ealışma aıkadaşj l'rot'. I)r. (iıiKcl Kavalalı ilc hırliktc kc-revizdc Kolin \skorbaı'ın varlıgını giısie-rır. Bıı calışma. kaynatılmava dayanıklı lnr C vitamini bileşiğinin uzun kış ayla-rında C viiamıııi cksikligini öıılcvccck degerde oldıığıııuı göstermesi açısmdan önemlidir, Alaeddin Akçasu çalışma za-manları dışında satranç oynamaktan ho^-lanıyor, Bir diüer rııtkıısu ısc kııap okıı-mak. "(,.ok kıtap oktııtım ve inanılmaya-cak kadarcok sayıda ıııal'ya ile ilgili kitap ukunııışumdıır. Dünya'da mafyanın kim-
Umit Akçasu'nun kaleminden
Tıp takültesinde dekan sekreteıi iken Tedavi Kiiniğı ve Fanrıakoloii Enslitüsüne ögrencilik döneminde bülün derslere istls-nasız devam etmiş ve Fakültede altı sene sınıfın birincisi olan bir aslstanın atandığım öğfenmiştim. O zamanlarda çok çalışkan çok enerjik ve geleceğin Akil Muhtar'ı ola-cak bir genç olarak herkes tarafından bahsedılmekte Idı, Görevim icabı uzman asistanlığı ve doçentliğl döneminde kendisı-nl tammışlım. Bu tanışıklığın 1963 sen-esinde evlenmemlze müncer oldu. Kendisı çok merhametll. düşmanlarına bile iyilik etmek isteyen, çok disiplinli Dir hayatı olan, şefkalll bir eştır
Alaeddin Akçasu
Bülent Berkarda
Pmt. Dc. IstmOjUıtHmsles* f~<
Prof, Dr. Alaeddın Akçasu 1967 yılma kadar Isianoui Universitesi Tıp Fakul-tesi nin Farmakoloji ve Tedavi Kursüsü ögretım üyesi olup. 1967'de Cerrahpaşa Tıp Faküllesl Farmakoloji Kürsüsu kuru-cusu ve başkanı olarak görev yapmış ve emekll oldugu 1988 yılına kadar binlerce hekım ve yüzlerce farmakoioji uzmanı yetiştırmlştir. Prof. Akçasu çeşitli bilim ödüllen aimış ve halen Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyelığine seçilmiştir. Tür-kıye'nın en kıdemli Farmakoloji hocası olan Prof. Akçasu özelllkle uyu$turucu maddeler farmakolojisl üzennde çalışmış ve yayınlar yapmıştır. Halen sözleşmeli olarak doktora öğrencilerine ders ver-mektedir.
k.ı-ıııı I -»■■..
75
Veyo ve Prof. Dr. Rasaka ile Çugayi Şirketi'nin yemeğinde 1979 1994 Farmakoloji Kongresi'nde teşekkür konuşması öncesinde.
lerdcn ulustugunu, ne yaptıklannı bıli-ıım. Hatta Aıneıik.ıhlar bana mafyalog dcrlculı. Ben juna kaniyim; btı mcmlc-kctin vatandasj olabilmek için. ikinci ci-han harbinden sonra kurulmuş olan ( l.\. K(iB vc ikinci cihan harbi içindeki ca-sıislıık sistcnılcrmı îyi ctiıd ctmış olmak la/ım. \ksı takdirdc kımın huzıırıında ne oMin ovıtaıuı bilcme/sınız. Beıı bugün bı/ıııı iplerimizi kımlcrın çekıp kınılcıın bıraktığinı biliyorum. Bunlann hepsi kı-taplarda var, Ben CIA'nin scrbcst bırakı-laıı hiitiin kitaplarını nkııdtım. tkinci ıi-han harbinc dc h/.cl bir mcrakım vardır. Ikınci cihan harbindc ordu idarc cınıış bir adanı kadaı bilgım var: ciinkü o do-ncmlcıı vas.ıdık bı/..
Il.ai alanlaumdan bîrisi de gazete oktımaktır. Cumhuriyei gazetesinî |930 sencsinden bed devamiı okuyan biı in-s.uuın. \yrıca Titne gibi. Naıional Ge-ographic gibi dergilere de I953 vılından
bcn aboneyim. Ayrıca hukuka mcrakını vardıı Babam Osman Akçasu'nun ya-
ınnda hııkııkla çok İlgilendim. Ilatıa b.ı-na. 'Si/c luıkıık l'akiihcsinin diplnmasını bir sencdc \eriti/.' dcrlcr. Çünkii hııkıı-ku severim, bir meslek olarak değil de genel kültürolarak ilgim vardn Madem kı bır iilkcde yaşayacaksınız. orada ge-çcı olan hııkııkun birçok şeylerini bîl-ıncın/ la/ım. lliy olmazsa luıkuk nıantı-uı taşjmalısınız.
Hayatta ıki bflyüfe lirsaı kaçırdığımı zannederim. Aınerika'd.ı kalmadım. I96Û ^cnesinde döndiim. I%7 scnesindc de cok ısrar etıiler. hatta Anıcrikan \ll I adlı meşhıır bır leşekktillcri vardır, çok luivıik bır laboraıııvardıı. Onlar ürada
kalmam İçin çofc ısraı ettiler ama kalma-dım. 'Burada yerişmiş, bilira adamları
ı n ama Tiirki\c'nm ban.ı ihtiyacı vat,
sı/.in bana ihııvacını/ yok. Ben bıırava Türkivc've hizmer ctmck icin sclmı>tim
Emekliliği nedeniyle Sandoz Firması'nın Alaeddin Akçasu'ya Türk llaç Sanayii'ne yaptığı katkılardan dolayı verdiği ödül için yapılan tören, 1989.
kalırsam bıııııı vapamam. Bana yardını edilmcsı gereken bır şc\ varsa yirıe ede-bilirsıniz' dedinı. \c Kockfcllcr'a telefon cttilcr. Rockfeller'den \aklasık 250 bin dolarlık bir mal/emc netirdim buraya. Amerika'da Veratrıım alkoloidleri ii/cri-nc yaptığjm çalışma bugtine kadaı en keyif alarak yaprığım çalışmadır. Çünkü o baııa. Aınerık.ı'ııııı cıı lisi diizeydekı aıaşimcılamla arkad.ış olıuanu sağladl. Öyle ki o atkadaşlaıl.ı konuşmak, Aıncri-kah bu farmakolog için büyük birşeref-ti, Onlarda herkcslc konıısma/lardı.
Bugün Tilrkiye'de yaşayan en cski Earmakolog benim. Ben farnıakolojiye girdiğim zaman Türkiye'de başka farma-kolog yoktu. Benimle berabej yerisenler vc bcıuın \cıişiirdiklcrim bir grııp ıcşkil ettiler, Bugün farmakoloji camiası, dtln-\ad.ı. bılimsel nc>rı\at b.ıkımından Zl.'dir. Türkiye'nin gencl sıralaması ise 4(ı idı. Şimdi 38'e çıktı. Btıının nedcni dc farmakoloji'nin 21. olmasıdıf. liu \ ıi/-dcn 'l'iırkıve'dc larmakolojiyc biivük lu/mci etdğimi zannediyorum.
Tiiıkiye'de kıışakl.ıı aı.ısı iletişim ol-madığı için ilcrlemedeolmuyor. Ilctişim hori/onraldıt bııgün: aynı yaş grupian arasında vaı. () zaman biı üst yas grubu-ııım scnclcrce calısmavla elde etmij ol-dugu tecrübe, alt gruba ueçmivor. Onun ıcin her şeye baştan başlıyuruz. Türki-ye'de bu yüzden Irerşeye basjan başîu-nıt. Ilükiimet değisır o baştaıı başlar. mcclİS değışiı n başiaıı başlar: benden evvel şıı şııraya gelmiştir oıııııı ii/crınc cıkalun di\c bir >e\ \ok. Onıın icin far-makoloji ccmivctiııe bir teklifte bıılıın-muştum; kuşaklar arası ilerişim toplann-ları yapalun. Çok uygun buldulat; 4 sc-nedir yapılıyor ve hakikaten de rarmako-loglar aıasında en revacta olan toplanıı lard.uı bıridır,"
76
llılııı, n l.kıııl.
Sandoz Bilim Ödülleri dağıtılırken. 1994.
Maeddin Akçasu, farmakoloji çalısj-malarının Tiirkıvc'deki düzeyini jöyle değcrlcndlriyot "I armakolojideki sevi-ycmiz, dünya standardanna gfirc azımsa-namayacak kadaı yflksektir. -\ma (arma-kolojinio ülkcmi/dcki geleceğini değer-lendirirken karamsanm. Çttnkil l'iırkı-vc'dcki üniversitclcr bvle sorumsuzca açılıyoı kı... Açılan üuiversitelcre hcr uıılu insan Bğretim iiycsi oluyor. Ilcr tflriti insanın öğretim üyesi olduğu yer-dc. bılimscl ıııtclık diişccekıır. Bîl ycrdc
seviyc dflşük olduğu zaman seviycsi yüksek kişîlcrle kaçınılmaz lıir mflcadclc başlar. Niteliği olmayan insanlann nitc-liksiz mflcadelc sistcminc niı.cli.üj olan ıııs.ın ııvaıııa/. ÇUnkü karaktcr bakımııı-dan l'arklı yapıdadır; csiı silahları yoktur. Meseia nitcliksiz insan dcdikodu yapar, iftira ar.ır. ınsanların arkasından l.ıll.ır söylen bfltiln bunlaı olur, ama nitelikli insan kalkıp da o kişinin aleyhindc biı şc\ söylemez. Bilmiyotum det,o kadar. Kııllanılan silahlar aynı ol-nıadığı için niteliksiz insanlann alı-lak dısı yolları labii ki nitclikli Oİan ıııs.ınlaıı climinc edeccktir. I'iırki-ye'nin korktugum gelecegi nitclikli zannedilen insanlann niteliksrzlcr-den oluştugumın anlasılmasıdır."
Ptof Dr. Uacddin Akçasu, bili-mc ve rürkiyc'dcki bilimsel çahş-m.ıl.ııa b.ıkısını ıki katcgoriyle acıklıyor: "Tiirkive'nin iki tiirlii bi-lim vıi/iı \.ıı; bııı \ ıırtdışınd.ıkı. diğcridc yurtiçindcki bilim adanı-lanmı/dır Ben yurtdışındaki bilim adamlatının \merika'da yaşayanla-rını. hcın kardesim hem oghim lıcm de doktor arkadaşlarım vasita-sıyla tctkik ctıim. Bugün matema tikte, l'i/ıkrc,kımvada ön planda Türkler vardır. Bakın bir ornck ve-
TUBA toplantısındajUBA başkanı Ayhan O. Çavdar ile birlikte.
reyim, bugün yurtdışmda biı toplantı-daydım, Fizikçileı toplanmışu, adım l)r. Akcasıı lııı \iı/dcn bcnimlc İ.İİİİŞM uğrasıyorlardı. 'Neden' diye sordun n ealışmal.ırım/dan tanıyorıı/.' dcclilcr. 'Hangi çalışmamdan tanıyorsunuz?" 'Çaltşmanın adını soylcdiklerinde.de-dim ki '() bcn değilim, kardeşimdir.' 'Neden anlamıyoruz' dcdı bir tanesi. 'Matematİkte bir Cahit Arf, fizikte \ \-S V'da bile Tflrkler var...'
ilakıkatcn Türkiyc'dcn ,ı\ıılıp. im-kan olan yerlere gidcn bilim adamlan-nıı/. yabancı bilim adamlanyla mukaye-se edildiğinde onlardan iisriin kabııl edi lcbilccck kadaı deıier ka/annıışlardır.
Fürkiye'de bilimscl getisimc baktığınız /amaıı oneınlı olan dimemler vardır. Mesela Alman hocaları oldugu zaman
rorkiye Orn Vvrupa'nm en üst düzcy-dckı Universitelcrine sahiptî. Şuradan anhyonım ki 1950 senesine kadaı l'cn
Fakültcsi Mccmuası dünyadaki bfitfln kütûphaneleı tarafından parayla sacın alınan bir nıccnıııavılı. 0 dönemdeki SC-viyemizi dû$Unttn,
Bugfln liııkivc'de 7i) tanc üniversi-te \aı. 70 tane Emiversite açanm bcn si-ze, bugfln kanu vetirim, Türkiyc'nin şu şıı bölgclcrindc [iniversite olsun diye, \c bu iınıvcısıiclcı oraları kalkmdırır. I l.ıkıkaıcn önemlidir, En köttl yere bîı linivershe açın, orası biı dinamizm kaza-nır. \m.ı orada üniversiteyi açacagım di-\c k.ır.ıı vcıirim. .ılr yapisıni kıırarım hastahanesini, enstitülerini,hcı kurumu-ıı11 lıa/ıılaıım, bıı arada ds orads çalışa-cak i'i.ın öğrctim [lyclerinin yetişmcsini saglarım, ancak ondan sonra Öğrcnci ah-rım. Biz ae yapıyoruz, universiteyi açt-yoruz \c evvela ögrcncjyi alıyoruz, sonra yeı buluyoruz, sonra hocayı arayıp bultı-yoruz. Böyle biı durumda binlerce niie-lıksi/ kişi ınc/ıın nlacak ve onlar arasın-dan bîrkaç niıcliklivi bulabilınck imkansı/.. lşıc bunlar benim gel© ceğe bakatkcn karanısar ulmama yol açıyot. Işin cn kötü yanı da şu; l!n insanlat birgün Ulkcyi ve ülkc-nın bilimscl scviyesini idatc cdc-cck kîşilcı olacak."
I'ınl'. I)ı. Alacddin Akçasıı'nıın en öncmli yapırları arasında S. I ı vat, R Garart, S. Artunkal ilc bir-likıc yazdıgı Tarraakoloji ve Tc-davidc Tatbikatlan" ve "Farmako-loji ve Tcdavi" adlı kiıaplar sayıla-bilir. Il.ılcn Cenahpaşa Bastanesi Farmakoloji Böİümfl'nde bit odası olan Akçasu. çahşmalanna burada devam etmektedir.